Otoplasti, kepçe kulak gibi şekil bozukluklarını düzeltmek amacıyla uygulanan cerrahi bir kulak estetiği işlemidir. Özellikle kulakların kafaya daha yakın konumlandırılmasıyla estetik kaygılar azaltılır, yüz simetrisi iyileştirilir.
Kulak estetiği ameliyatı hangi yaşta yapılır sorusu sıkça merak edilir. Genellikle 5–6 yaşlarından itibaren yapılabilir çünkü bu dönemde kulak gelişimi büyük ölçüde tamamlanır. Erişkinlerde de güvenle uygulanabilir ve yaş sınırı bulunmaz.
Otoplasti sonrası iyileşme süreci, kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle 1 hafta içinde tamamlanır. İlk günlerde bandaj kullanımı önerilir ve fiziksel travmalardan kaçınılmalıdır. Şişlik ve hafif ağrılar normaldir, kısa sürede geriler.
Kulak estetiği kalıcı mı sorusunun cevabı çoğunlukla olumludur. Doğru teknikle uygulandığında otoplastinin sonuçları uzun ömürlüdür. Ancak nadir durumlarda tekrar gevşeme görülebilir; bu durumlar revizyon cerrahisi ile düzeltilebilir.
|
Bilmeniz Gerekenler |
Bilgi |
|
Tanım |
Otoplasti, kulak kepçesinin şekil, boyut veya konum bozukluklarının cerrahi olarak düzeltilmesini amaçlayan estetik operasyondur. En yaygın olarak kepçe kulak deformitesini düzeltmek için uygulanır. |
|
Ameliyat Süresi |
Yaklaşık 45 – 90 dakika sürer. Genellikle lokal anestezi altında yapılır, ancak çocuklarda genel anestezi tercih edilebilir. |
|
Uygulama Yeri |
Kulak arkasından yapılan kesi ile kıkırdak şekillendirilir veya yeniden konumlandırılır. Kesi izi kulak arkasında kaldığı için dışarıdan görünmez. |
|
İyileşme Süreci |
İlk birkaç gün bandaj uygulanır. Şişlik, morluk ve hafif ağrı görülebilir. Genellikle 7-10 gün içinde iyileşme başlar; tam sonuçlar 1-2 ay içinde netleşir. |
|
Kalıcılık |
Kalıcı bir işlemdir. Kulak yeniden şekillendirilip sabitlenir. Doğru teknikle yapılan otoplastilerde tekrarlama riski düşüktür. |
|
Aday Kriterleri |
Genellikle 5 yaşından itibaren uygulanabilir. Kulak gelişiminin büyük oranda tamamlandığı çocuklar, ergenler ve yetişkinler için uygundur. |
|
Riskler ve Komplikasyonlar |
Enfeksiyon, asimetri, dikiş açılması, kıkırdak sertliği, iz kalması, tekrar açılma gibi komplikasyonlar görülebilir. |
|
Alternatif İşlemler |
Hafif deformitelerde kulak bantları veya kulak kalıpları kullanılabilir; ancak etkisi sınırlıdır ve genellikle bebeklik döneminde etkilidir. |
|
Bandaj Kullanımı |
Operasyon sonrası ilk hafta kulak çevresi saran özel bandaj kullanılır. Daha sonra genellikle 2-3 hafta süreyle geceleri elastik bant (tenisçi bandı) takılması önerilir. |
|
Günlük Yaşama Dönüş |
Hafif işlerde çalışanlar 3-5 gün içinde iş yaşamına dönebilir. Fiziksel aktivitelerden 2-3 hafta kaçınılmalıdır. |
|
Estetik Amaç |
Kulakların başa daha yakın ve orantılı bir pozisyonda görünmesi, yüz estetiğine uyum sağlaması hedeflenir. |
|
Kombinasyon |
Rinoplasti veya yüz estetiği operasyonları ile kombine edilebilir. |
|
Dikişler |
Genellikle eriyebilir dikişler kullanılır; bazı durumlarda alınması gereken dikişler olabilir. |
|
Ameliyat Sonrası Bakım |
Kulak temizliği, pansumanlar ve doktorun önerdiği antibiyotik ve ağrı kesicilerin düzenli kullanımı önemlidir. |
|
Spor ve Fiziksel Temas |
Yaklaşık 1 ay boyunca kulaklara darbe alabilecek sporlardan ve yoğun fiziksel temastan kaçınılmalıdır. |
Op. Dr. Sümbül Bayraktar Güzeldağ
Kulak Burun Boğaz Uzmanı
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Sümbül Bayraktar Güzeldağ, 1990 yılında Kerkük/Irak’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra Kerkük Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde İngilizce eğitim aldı ve 2014 yılında başarıyla mezun oldu. 2016-2021 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Anabilim Dalı’nda uzmanlık ihtisasını tamamladı. Bu süreçte burun ve yüz estetiği alanında çok sayıda toplantı, eğitim ve kadavra çalışmalarına katılma imkânı buldu. Ardından 2021 yılında Çukurova Devlet Hastanesi’nde Uzman Doktor olarak göreve başladı ve 2021-2025 tarihleri arasında burada çalıştı. Bu dönemde çok sayıda burun estetiği, göz çevresi estetiği, kulak estetiği ve yüz estetiği işlemleri gerçekleştirdi.
Devamını GörüntüleKepçe Kulak Deformitesi Nedir ve Neden Oluşur?
Halk arasında “kepçe kulak” olarak bildiğimiz durum aslında kulağın olması gerekenden daha büyük olması değildir. Bu tamamen bir duruş ve açı problemidir. Kulağın kafa tasıyla yaptığı açının geniş olması, kulak kepçesinin öne doğru belirginleşmesine neden olur. Toplumda oldukça yaygın bir durumdur ve kesinlikle bir hastalık değildir. Kulağınızın kepçe olması, daha az duyacağınız veya kulağınızın işlevsiz olduğu anlamına gelmez. Sadece anatomik bir varyasyondur.
Bu durumun kökenine indiğimizde karşımıza genellikle genetik miras çıkar. Ailenizde veya yakın akrabalarınızda benzer bir kulak yapısı varsa, bu özelliğin kuşaktan kuşağa aktarılması şaşırtıcı değildir. Anatomik olarak incelediğimizde, kepçe kulak görünümüne yol açan temel sebepleri iki ana başlıkta toplayabiliriz. Genellikle bu iki sebep hastalarda farklı oranlarda bir arada bulunur:
Bu anatomik sebepler şunlardır:
- Antiheliks kıvrımının gelişmemesi
- Konkal hipertrofi
- Kulak memesinin öne dönüklüğü
- Yumuşak doku fazlalıkları
Biraz daha detaylandırmak gerekirse; kulağımızın üst kısmında “Y” harfine benzeyen doğal bir kıvrım vardır. Biz buna antiheliks diyoruz. Eğer anne karnındaki gelişim sürecinde bu kıvrım yeterince oluşmazsa, kulak kepçesi geriye doğru kıvrılamaz ve düz bir tabak gibi yana doğru açılır. Diğer sebep olan konkal hipertrofi ise, kulağın tam ortasındaki çukur bölgenin (konka) gereğinden fazla derin veya geniş olmasıdır. Bu derin çukur, adeta bir temel gibi tüm kulak yapısını kafatasından uzaklaştırarak öne doğru iter.
Kepçe Kulak Psikolojisi ve Sosyal Yaşamı Nasıl Etkiler?
Kepçe kulak deformitesi fiziksel bir ağrı yapmaz ama yarattığı psikolojik sızı, özellikle çocukluk çağında çok derin olabilir. Çocuklar acımasızca dürüst olabilirler ve okul çağı, fiziksel farklılıkların en çok alay konusu edildiği dönemdir. “Mickey Mouse”, “çanak anten” gibi lakaplar, bir yetişkin için önemsiz gibi görünse de karakteri yeni şekillenen bir çocuk için yıkıcı olabilir.
Bu tür zorbalıklara maruz kalan çocuklar, okulda tahtaya kalkmak istemeyebilir, sosyal aktivitelerden kaçınabilir ve derslerine odaklanmakta zorluk çekebilirler. Hatta bu durum çocuğun fotoğraf çektirmekten kaçınmasına veya fotoğraflarda hep yan durmaya çalışmasına kadar varan davranış değişikliklerine yol açabilir.
Yetişkinlerde ise durum daha çok kısıtlanmışlık hissiyle kendini gösterir. Saçlarını özgürce şekillendirememek, sürekli kulakları kapatacak modelleri tercih etmek, kişinin sosyal yaşamdaki konforunu elinden alır. Bir toplantıda sunum yaparken veya bir davette bulunurken, kişinin aklının sürekli kulaklarında olması, performansını ve anın tadını çıkarmasını engeller. Bu yüzden otoplasti, aslında bir “özgüven tamiri” operasyonudur diyebiliriz.
Otoplasti Ameliyatı İçin En Doğru Yaş Nedir?
Bu konuda ebeveynlerin kafası sıklıkla karışır. Tıbbi literatür ve tecrübelerimiz bize net bir yol haritası sunar. İnsan vücudunda erişkin boyutuna en erken ulaşan organlardan biri kulaktır. Bir çocuk 6 yaşına geldiğinde, kulak kepçesi gelişiminin yaklaşık yüzde 85-90’ını tamamlamış olur. Bu oran cerrahi müdahale için güvenli bir sınırdır.
Bu nedenle otoplasti ameliyatı için en ideal zamanlama genellikle şu dönemdir:
Okul öncesi dönem
Neden okul öncesi? Çünkü çocuğun ilkokula başladığı dönem, sosyal çevresinin genişlediği ve akran etkileşiminin arttığı bir zamandır. Çocuğu, okulda yaşayabileceği olası alaylardan ve travmalardan korumak adına, 5-6 yaş civarında bu ameliyatın yapılması psikososyal açıdan büyük avantaj sağlar. Ayrıca bu yaşlarda kıkırdak yapısı daha yumuşak olduğu için şekillendirmek teknik olarak daha kolay olabilir.
Ancak bu ameliyatın sadece çocuklara yapıldığı anlamına gelmez. Otoplasti için bir üst yaş sınırı kesinlikle yoktur. 20 yaşında, 40 yaşında ve hatta 60 yaşında bile olsanız, sağlığınız elverdiği sürece bu ameliyatı olabilirsiniz. Yetişkin hastalarda kıkırdak yapısı biraz daha sertleşmiş olsa da doğru cerrahi tekniklerle mükemmel sonuçlar almak mümkündür. Özetle; eğer bu durum sizi rahatsız ediyorsa, en doğru zaman, karar verdiğiniz zamandır.
WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Tedaviler hakkında bilgi almak için butona tıklamanız yeterli.
Neden KBB Uzmanı Tarafından Otoplasti Yapılmalı?
Otoplasti, dışarıdan bakıldığında basit bir cilt kesisi ve dikiş işlemi gibi algılanabilir. Ancak işin aslı çok daha karmaşıktır. Başarılı bir kulak estetiği, derin bir anatomi bilgisi ve üç boyutlu düşünme yeteneği gerektirir. Kulak Burun Boğaz (KBB) ve Baş-Boyun Cerrahisi uzmanlığı, tam da bu noktada devreye girer.
Bir KBB uzmanı, eğitiminin en başından itibaren kulak anatomisi, kıkırdak fizyolojisi, yüz sinirleri ve damar yapıları üzerine yoğunlaşır. Kulak sadece estetik bir obje değil aynı zamanda işitme fonksiyonunu yerine getiren hassas bir organdır. KBB uzmanları, estetik düzeltmeyi yaparken kulağın fonksiyonel yapısına zarar vermeden çalışmayı ilke edinirler.
Türkiye’deki ve dünyadaki tıbbi standartlara baktığımızda, yüz plastik cerrahisi, KBB uzmanlığının ana kolonlarından biridir. Yüzün estetik ve fonksiyonel bütünlüğünü sağlamak, bu branşın temel yetkinlik alanıdır. Kıkırdak dokusunun nasıl iyileştiğini, dikişlere nasıl tepki verdiğini ve zamanla nasıl bir şekil alacağını öngörebilmek, cerrahın tecrübesiyle doğru orantılıdır. Özellikle revizyon gerektiren, yani daha önce ameliyat olmuş ama başarısız sonuçlanmış vakalarda, KBB uzmanının derin anatomik bilgisi, sorunun kök nedenini bulup çözmekte büyük avantaj sağlar.
Ameliyat Öncesi Değerlendirme Sürecinde Neler Yapılır?
Her hasta özeldir ve her kulak parmak izi gibi birbirinden farklıdır. Bu yüzden standart bir “kepçe kulak ameliyatı” yoktur, “kişiye özel otoplasti planlaması” vardır. Ameliyat öncesi muayenede, sadece kulakların ne kadar açık olduğuna bakmayız. Deformitenin asıl kaynağını bulmaya çalışırız.
Bu analiz sürecinde dikkat ettiğimiz temel noktalar şunlardır:
- Kıkırdak sertliği
- Cilt kalitesi
- İki kulak arasındaki asimetri
- Konkal çukurun derinliği
Cerrah, hastanın beklentilerini dinler ve gerçekçi olarak neler yapılabileceğini anlatır. Bazen hastalar kulaklarının tamamen kafaya yapışmasını isterler. Ancak bu doğal olmayan ve estetik açıdan hoş durmayan bir görüntüdür. Bizim amacımız, kulağı yapıştırmak değil doğal bir kıvrım ve açıyla geriye almaktır. Doğal bir kulakta, arkadan bakıldığında kulak kepçesinin kenarı hafifçe görünmelidir.
Ameliyat öncesinde hastanın kullandığı ilaçlar, kanama pıhtılaşma bozuklukları veya kronik hastalıkları da sorgulanır. Özellikle kan sulandırıcı etkisi olan ilaçların ve bitkisel takviyelerin ameliyattan belirli bir süre önce kesilmesi, güvenli bir cerrahi için şarttır.
Otoplasti Ameliyatında Anestezi Seçimi Nasıldır?
Anestezi yöntemi, hastanın yaşına ve psikolojik durumuna göre belirlenir. Bu konuda oldukça esnek davranabiliyoruz ve hastanın konforunu ön planda tutuyoruz.
Yetişkin hastalarımızın çok büyük bir kısmında tercih ettiğimiz yöntem şudur:
Lokal anestezi
Lokal anestezi altında yapılan ameliyatlarda, hasta dikkatli olur ancak ağrı hissetmez. Sadece kulak çevresine yapılan uyuşturucu iğnelerle bölge tamamen hissizleştirilir. Bu diş hekiminde dolgu yaptırmaya benzer bir süreçtir. Hasta bizimle konuşabilir, müzik dinleyebilir. İşlem biter bitmez ayağa kalkıp evine gidebilir.
Ancak çocuk hastalarda durum farklıdır. 10-12 yaşın altındaki çocukların ameliyat masasında, steril örtülerin altında uzun süre hareketsiz durması zordur. Ayrıca ameliyat ortamı çocuklarda korku ve travma yaratabilir. Bu yüzden çocuklarda mutlaka genel anesteziyi, yani tam uyumayı tercih ediyoruz. Böylece çocuk hiçbir şey hatırlamadan, bir uyku arasında bu süreci atlatmış oluyor. Bazı aşırı kaygılı yetişkinlerde de isteğe bağlı olarak sedasyon veya genel anestezi uygulanabilir.
İple Kepçe Kulak Estetiği Kalıcı Çözüm Müdür?
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte “ameliyatsız”, “kesisiz”, “iple asma” gibi yöntemler popüler hale geldi. Kulağa çok hoş geliyor; kesi yok, dikiş yok, 15 dakikada bitiyor. Ancak bir hekim olarak madalyonun diğer yüzünü de anlatmak zorundayım.
İple kepçe kulak estetiği, kulağın arkasından geçirilen iplerle kıkırdağın zorla geriye bükülmesi prensibine dayanır. Ancak unutmamanız gereken en önemli biyolojik gerçek şudur: Kıkırdak hafızası olan bir dokudur. Siz onu büküp bir iple bağladığınızda, o sürekli olarak eski haline dönmek için direnç gösterir, adeta bir yay gibi gerilir.
Bu yöntemin dezavantajları şunlardır:
- Yüksek nüks oranı
- İplerin zamanla gevşemesi
- İplerin kıkırdağı kesmesi
- Kalıcı ağrı hissi
Bu yöntem sadece kıkırdağı çok yumuşak olan ve deformitesi çok hafif olan çok sınırlı bir hasta grubunda işe yarayabilir. Ancak kulak kıkırdağı sert, kalın veya şekil bozukluğu belirgin olan hastalarda, iplerin gücü kıkırdağın hafızasını yenmeye yetmez. Birkaç ay veya yıl sonra kulak eski haline dönebilir. Kalıcı ve ömür boyu sürecek bir sonuç için, kıkırdağın direncinin kırıldığı cerrahi yöntemler her zaman altın standarttır.
WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Tedaviler hakkında bilgi almak için butona tıklamanız yeterli.
Hangi Otoplasti Tekniği Daha Başarılıdır?
Tıp literatüründe tanımlanmış 200’den fazla otoplasti tekniği vardır. Ancak günümüzde en sık uygulananları iki ana grupta toplayabiliriz: Sadece dikişle şekil verilen teknikler ve kıkırdağa müdahale edilen teknikler.
Dikiş teknikleri (Mustarde ve Furnas gibi), kıkırdağı kesmeden sadece kalıcı iplerle bükmeyi hedefler. Bu teknikler kıkırdak koruyucu olarak bilinir ancak az önce bahsettiğim “kıkırdak hafızası” ve “gerginlik” sorunu burada da geçerlidir. Özellikle Furnas tekniğinde kulak zorla kemiğe dikilir, bu da ağrı ve doku sorunlarına yol açabilir.
Bizim KBB ve yüz estetik cerrahisi pratiğinde, özellikle kıkırdağı kalın ve dirençli hastalarda daha güvenilir bulduğumuz yöntem ise “Anteriyor Yaklaşım” veya kıkırdak eksizyonlu tekniklerdir. Bu yaklaşımda kulağı öne doğru iten fazla kıkırdak dokusu kontrollü bir şekilde çıkarılır veya zayıflatılır.
Bu tekniğin avantajları şunlardır:
- Kıkırdak hafızasının kırılması
- Daha düşük nüks riski
- Doğal kıvrım oluşturma
- Gerginliğin azaltılması
Kulağı geriye iten fazla dokuyu çıkardığınızda, kulak zaten kendiliğinden geriye doğru yatar. Zorlama yoktur, gerginlik yoktur. Bu sayede dikişler zorlanmaz ve sonucun kalıcılığı çok daha yüksek olur. Bu teknik biraz daha fazla cerrahi tecrübe ve anatomi hakimiyeti gerektirir, ancak uzun vadeli sonuçları hem hasta hem de doktor için çok daha tatmin edicidir.
Otoplasti Ameliyatı Süreci Nasıl İşler?
Ameliyat günü geldiğinde, süreç sandığınızdan çok daha hızlı ve konforlu ilerler. İşlem genellikle 1 ila 1.5 saat arasında sürer. Cerrahi kesi, kulağın tam arkasındaki o doğal kıvrımın (oluk) içinden yapılır. Bu estetik açıdan mükemmel bir gizlilik sağlar.
Kesi yapıldıktan sonra cilt kaldırılır ve altındaki kıkırdak dokusu ortaya çıkarılır. Planlanan tekniğe göre kıkırdak törpülenir, zayıflatılır veya bir kısmı çıkarılır. Ardından kalıcı dikişlerle kıkırdağa yeni şekli verilir. Kulağın kafa ile olan açısı ayarlanır ve simetri kontrolü yapılır. Son aşamada cilt estetik dikişlerle kapatılır. Genellikle kendiliğinden eriyen dikişler kullandığımız için, ameliyat sonrasında dikiş aldırma gibi bir derdiniz olmaz.
Ameliyat bitiminde başınıza bir sargı uygulanır. Bu sargı biraz kaba görünebilir ancak ilk 24-48 saat için kanama kontrolü ve kulağın yeni şeklini koruması açısından hayati önem taşır.
İyileşme Süreci ve Otoplasti Sonrası Bakım Nasıldır?
Ameliyat sonrası hastaların en çok merak ettiği konu ağrıdır. Otoplasti, ağrı eşiği açısından oldukça tolere edilebilir bir ameliyattır. İlk gece hafif bir sızlama olabilir ancak bu durum basit ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır. Dayanılmaz ağrılar beklemiyoruz.
İyileşme sürecindeki önemli aşamalar şunlardır:
- İlk pansuman
- Bandaj kullanımı
- Banyo izni
- Darbe koruması
Genellikle ameliyattan 1 veya 2 gün sonra ilk pansumanı yaparız ve o kaba sargıyı çıkarırız. Kulaklarınız biraz şiş ve mor olabilir, bu tamamen normaldir ve geçicidir. Sargı çıktıktan sonra hastalarımızdan “tenisçi bandı” veya “saç bandı” takmalarını isteriz.
Bandana kullanımı, kulağı baskılamak için değil korumak içindir. Özellikle uyurken kulağın yastığa takılıp kıvrılmasını önlemek amacıyla, ilk 1 hafta gece-gündüz, ikinci hafta ise sadece geceleri bu bandı kullanmanızı öneririz.
İşe veya okula dönüş süresi oldukça kısadır. Yetişkinler genellikle 3-4 gün sonra, çocuklar ise 1 hafta sonra normal hayatlarına dönebilirler. Sadece ilk 3 ay boyunca kulakları sert darbelerden korumak, güreş, basketbol gibi temas sporlarından uzak durmak gerekir. Gözlük kullanımı için de cerrahınızın önerisine göre bir süre beklemeniz gerekebilir.
Otoplasti Sonrası Riskler ve Komplikasyonlar Nelerdir?
Her cerrahi işlemde olduğu gibi otoplastide de bazı riskler vardır. “Risk yoktur” demek tıbbi gerçeklerle bağdaşmaz. Önemli olan bu riskleri bilmek ve yönetebilmektir.
Karşılaşabileceğimiz olası durumlar şunlardır:
- Hematom
- Enfeksiyon
- Asimetri
- Telefon kulak deformitesi
- Nüks
Hematom, kulak derisi altında kan birikmesidir. Şiddetli ağrı ile kendini belli eder ve müdahale gerektirir. Enfeksiyon çok nadirdir ve antibiyotiklerle önlenir. Asimetri, milimetrik düzeyde olabilir çünkü zaten hiçbirimizin iki kulağı birbirinin aynısı değildir. Ancak göze batan farklar revizyon gerektirebilir.
“Telefon Kulak Deformitesi” ise teknik bir hatadan kaynaklanır. Kulağın orta kısmı aşırı geriye alınırken, üst ve alt uçları önde kalırsa, kulak telefon ahizesi gibi görünür. Bu durum cerrahın deneyimiyle doğrudan ilişkilidir. Nüks, yani kulağın açılması ise en sık iple yapılan yöntemlerde veya yetersiz kıkırdak şekillendirmesinde görülür. Doğru teknik (kıkırdak eksizyonu/zayıflatma) ve tecrübeli bir cerrah ile bu riskler minimuma indirilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Otoplasti sonrası şişliklerin azalması ve kulakların son halini alması genellikle 1 ila 2 ay sürer. Ancak tam iyileşme ve nihai şeklin oturması 6 aya kadar devam edebilir.
Otoplasti, kulak gelişiminin tamamlandığı 5-6 yaşlarından itibaren güvenle yapılabilir. Erken yaşta yapılan müdahaleler, hem fiziksel hem psikolojik fayda sağlar.
Evet, otoplasti sonuçları genellikle kalıcıdır. Ancak iyileşme döneminde travma ya da dikişlerin açılması gibi durumlar olursa düzeltme gerekebilir.
Geçici his azalması yaygın bir durumdur ve genellikle birkaç hafta içinde normale döner. Kalıcı his kaybı oldukça nadirdir.
Nadiren, kulaklar ilk pozisyonlarına kısmen dönebilir. Bu durum genellikle dikişlerin gevşemesi veya yetersiz teknik nedeniyle oluşur ve revizyon gerekebilir.
İlk hafta sıkı bir şekilde kulaklara sabitlenen bandaj kullanılır. Sonraki 2-3 hafta ise genellikle sadece gece kullanılmak üzere daha hafif bir bant önerilir.
Ağır fiziksel aktivitelerden ve temas sporlarından en az 4-6 hafta kaçınılmalıdır. Kulaklar iyileşene kadar darbe riski olan sporlardan uzak durmak gerekir.
Uygun teknikle yapılan otoplasti sonrası kulaklar doğal kıvrımlarını korur ve yapışık görünmez. Aşırı gerilme durumlarında doğallık kaybı yaşanabilir.
Okul çağındaki çocuklarda kulak yapısı nedeniyle oluşan alay konusu, özgüven eksikliğine yol açabilir. Otoplasti, bu gibi durumlarda özgüveni önemli ölçüde artırabilir.
Kesiler genellikle kulağın arka kısmında yapılır ve izler zamanla silikleşir. Doğru bakım ve uygun cerrahi teknikle belirgin bir iz kalmaz.

